23:10 - yeni bir sayfa - 01.12.2008

0 kere okundu
     Bugün ayın ilk günü. Aralık 2008. Güncem için yeni bir sayfa başlangıcı. Maceranın üçüncü ayına girdim. Umarım gerisi gelir.
     
     Uykum vardı bugün nedense. Oysa dünden yeterince uykumu almıştım. Dün gece de çok geç yatmadım. Ama gözlerim yamuk yaptı, uykuya hasretmiş gibi acıdı durdular gün boyu.
     
     İş çıkışı Tamer ile Pendiğe indik, sonra Kartal, Maltepe, Kozyatağı, gezdik biraz. Limitsiz pizzada ben 8-9 dilim yedim sanırım. Tamer 5-6 yaptı mı bilmem. Boyner’de bir mont gördüm. Yeni aldığım montu geri vermeye karar verdim. Oysa bir gün kullanılmışlığı var. Olsun ben kandırırım mavi jeans deki tevekkalları. Umarım yani.

23:10 - yeni bir sayfa - 01.12.2008

0 kere okundu
     Bugün ayın ilk günü. Aralık 2008. Güncem için yeni bir sayfa başlangıcı. Maceranın üçüncü ayına girdim. Umarım gerisi gelir.
     
     Uykum vardı bugün nedense. Oysa dünden yeterince uykumu almıştım. Dün gece de çok geç yatmadım. Ama gözlerim yamuk yaptı, uykuya hasretmiş gibi acıdı durdular gün boyu.
     
     İş çıkışı Tamer ile Pendiğe indik, sonra Kartal, Maltepe, Kozyatağı, gezdik biraz. Limitsiz pizzada ben 8-9 dilim yedim sanırım. Tamer 5-6 yaptı mı bilmem. Boyner’de bir mont gördüm. Yeni aldığım montu geri vermeye karar verdim. Oysa bir gün kullanılmışlığı var. Olsun ben kandırırım mavi jeans deki tevekkalları. Umarım yani.

21:20 - yolculuk tehlikede - 02.12.2008

0 kere okundu

    Değiştirdim montumu, zaten bir gün giyinmiştim topu topu. Bunu giyindiniz mi diye sordu kadın, parfüm kokusu algılamış olmalı burnu. Giyinmedim tabiki dedim. Ne deseydim, bir gün giyindim anlamayın diye de ütüledim üstelik. Saçma yani.
     

     Yarın akşam için biletim var, Trabzon ‘a gideceğim. Ama bugün ilçeden görevlendirme çıkmış bana. Terslik işte, insan bir sorar planın var mı diye. Rapor alacağım artık, başka yolu yok, durup ilçedeki tembel bir memurun yapmadığı işi yapmam hayatta. Yapıma ters.

21:20 - yolculuk tehlikede - 02.12.2008

0 kere okundu
     Değiştirdim montumu, zaten bir gün giyinmiştim topu topu. Bunu giyindiniz mi diye sordu kadın, parfüm kokusu algılamış olmalı burnu. Giyinmedim tabiki dedim. Ne deseydim, bir gün giyindim anlamayın diye de ütüledim üstelik. Saçma yani.
     
     Yarın akşam için biletim var, Trabzon ‘a gideceğim. Ama bugün ilçeden görevlendirme çıkmış bana. Terslik işte, insan bir sorar planın var mı diye. Rapor alacağım artık, başka yolu yok, durup ilçedeki tembel bir memurun yapmadığı işi yapmam hayatta. Yapıma ters.

19:50 - yolculuk zamanı - 03.12.2008

0 kere okundu
     Sabahtan beri koşturuyorum anasını satayım. Bizim ilçedeki formatörler pek bir uysal, kim ne dese eyvallah diyorlar. 
     
     Öteye koştur beriye koştur. Sevk al, doktora git, mr getir, rapor al, hesap aç, bankaya git, ölme eşeğim ölme. Otuziki yaşımdayım ben, kalpten gideceğim Allah korosun. İşlerimi bitirdim. Az sonra havaalanına gideceğim. Umarım bir terslik çıkmaz.

12:30 - evimdeyimı - 04.12.2008

0 kere okundu
      Kılı kılına yetiştim uçağa, bir dolu kalabalık. Birbuçuk saatlik rahat bir yolculuktan sonra Trabzon’dayım. Abim havaalanında bekliyordu ablamla. Eve geçtik. 
     
     Havasını solumak bile bir ayrıcalık, ait olduğun topraklara dönmek harika bir duygu. İki tane köpeğimiz var, üzerime atlayıp durdu serseriler. Sevimlilerde üstelik.
Sabah 11 de uyandım. Dolandım durdum evin çevresinde. Sonbahar olmasına rağmen harika bir manzara. Karşımda Karadeniz, sırtımda Doğu Karadeniz Dağları, etraf sarıyla karışık yeşil, fındık ağaçları yapraklarını dökmüş. Hayat dediğin böyle bir şey. İliklerinde hissediyorsun bu topraklarda.
     
     Abimin bilgisayarı bozuk onu yapmam gerekiyor. Ama onunla gitmedim sabah, yürümeyi tercih ettim. Etrafı görüp koklamak istiyor insan.
     
     Sevdiğim bir serseri bana tavır yapmakla meşgul onun uyuzluğu var üzerimde biraz.
     
     Evimdeyim yinede. Daha ne ister insan.

saat 19:00 - evde usta var - 06.12.2008

0 kere okundu
     Erken uyandım, köydeki eve kalorifer taktıracağız. “Sevgili” abim uyuyacak onbire kadar ben dokuzda kalkacağım. Akşamdan öyle karar almıştık. Ustalara yamak gerek.
     
     Duvar delmek için gerekli olan makineyi unutmuş ustalar. Abim makineyi almak için Yomra’ya indi ve 1–2 saat geç kaldı.
Saat onbirde işe başladık. Günün vasıfsız elemanıydım. Herkes bir şeyler yapıyordu benim dışımda. Abim bile çatıda bir şeylerle uğraştı. Çatı katına kalp şeklinde pencere taktılar Hüseyin abi ile. Ne romantik dimi :)
     
     Öğlen yemeğinde somon ve hamsi ızgara yaptık. Amcam ve babam balıkların yeterince piştiğini söyleyip bize çiğ balık yedirmeye çalıştılar. Ama yer mi Anadolu çocuğu. Yaktık balıkları anlayacağınız.

02:100 - geçmişe ziyaret - 07.12.2008

0 kere okundu
     Dün Reyhan ablaya gittim. Çok sevindiler. Hatta laf bile ettiler yazın geldiğimde neden uğramadım diye. Çok güzel yemekler yapmış, bana özel hem de. Yavuz abi, Emir ve ben yedik. Reyhan abla ufaklığa göz kulak oldu.
     
     Sonra İsmail amcaya geçtik. İsmail amca kim diyeceksiniz. Reyhan ablanın babası, köyden komşumuz. Eski fotoğraflarına baktım, pek bir yakışıklıymış. Sohbet ettik, çok sevindi İsmail amcada.
     
     Yavuz abi bir dolu bilgisayar kitabı verdi. Artık onun işine yaramıyormuş. Kitap kadar güzel bir şey var mı? Teşekkürler Yavuz abi.

23:40 - avni aker - 07.12.2008

0 kere okundu
     Sabah yine erkenciydim. Hüseyin abi geldi. Çatıdaki yarım kalan kalbi tamamladık. 12 de işim bitti, malum maç günü.
Müthiş bir atmosfer, hınca hınç dolu bir stat, Avni Aker.
     
     Dobişle buluşup zor da olsa girdik stada, iyi oynarken bir gol yedik. Ama kimse karamsarlığa kapılmada, bağırma çağırma. Sonra bir gol, bir gol daha. Maçı 2–1 aldık. Bir dolu bağırdım, sesim kesildi hatta. Sevinirken üst sıramda oturan elemanın birine yumruk bile atmışım, farkında değilim.
     
     Eskiden, çok eskiden Çarşamba günleri maçları seyretmek için lisensin üst katlarına çıkardık. Oradan stat görünürdü. Eski okulum hala eskisi gibi. Ben yaşlandım biraz sanırım. Eskiden çocuktum, şimdi 20–21 gösteriyorumdur en azından.
    
     Yarın bayram, her yan et kokusu, ne kötü

21:50 - kurban bayramı - 08.12.2008

0 kere okundu
     Namaza gitmedim arkadaş, sabah sabah bir dolu insanla öpüşüp koklaşamam. Adamdan kaçıyorum zaten.
     
     Gungan aradı, duş alıyordum kapıya dayandı. Annemle birlikte dedeme gittik. Koca ineği devirip kesmişler. Parçalıyorlardı vardığımızda. Hiç yaklaşmadım. Kanlı bıçaklı işleri sevmem ben. İşimi tatlı dille halletmeye çalışırım.
     
     Ananem yaşlanmış kaç yıldır görmüyordum. Kuzenlerim kocaman olmuş. Ama biraz şımarıklar. Özellikle elif, biraz da Merve, Ebru nispeten iyi.
    
     Annemle dedem kapıştılar, haklı olmak ne kötü şey. Dedem de annem de tanıdım tanıyalı haklılar her konuda. En azından kendileri öyle söylüyor. Bana sorarsanız ikisinin de aklı gövdesine fazla. Ve bu dünyanın her yerinde sorundur.

14:00 - yol vakti - 09.12.2008

0 kere okundu
     Bugün yola çıkıyorum. Yarın evdeyim. Nedendir bilmem yazında şimdi de pek gitmek istemiyor canım, toprağımdan kopmak zor geliyor artık.
     
     Naciye ve Kebire halamı gördüm bugün. Akrabaları görmek açısından bu gelişim bereketliydi.
     
     Yağmur yağıyor aralıklı. Ne güzel şehir Trabzon, ne güzel yağıyor yağmur memleketime.

02:10 - kaldığım yerden devam... - 11.12.2008

0 kere okundu
     Yedi günlük bir Trabzon macerasından sonra tekrar evimdeyim.
     
     Ananemi gördüm üç dört yıl aradan sonra. Yaşlanmış bir dolu. Dedem hala aynı dedem, otuz yıldır değişmedi hiç.
     
     Komşularla bayramlaşmadım pek. Tanıyanlar bilir zaten. Ben bayramlardan pek haz etmem. Bir dolu insanla sarılıp öpüşeceksin, vıcık vıcık.
     
     Orhan İstanbul’a gelmiş, buluştuk. Kadıköy, Beşiktaş vapur, Kentucky… Bir dolu gezdik. Şimdi Ümitle oturuyoruz. O bilgisayarıyla uğraşıyor, ben bilgisayarımla uğraşıyorum.
     
     Hayat kaldığı yerden devam ediyor…

23:50 - yarın sinema günü - 11.12.2008

0 kere okundu

     Dün gece geç yattım. Malum, gece uykusuyla aram pek hoş değil. Sabah da erken kalktım üstelik.
     

     Ama gün uyumakla geçti nedense. Hayata başladığım saat 19.00 civarıydı. Boş bir gün yani. Trabzon’daki uykusuzluğun acısını da burada çıkardım.
     
     Bir film seyretmelik halim varmış, yine uykum geldi. Yarın sinemaya gideceğiz, öğlen matinesine. O yüzden uyumam gerekiyor. Geç kalırsam ayıp olurJ. Ama hala karar verebilmiş değiliz hangi filme gideceğimize. Kuvvetli ihtimal A.R.O.G.  ortak istenilen ama muhtemelen gidilmeyecek olan ıssız adam, plase de muro var. Bir de sürpriz filmimiz var, dünyanın durduğu gün.
     Yarın sinema günü.

20:50 - yarın sinema günü çok işim var çooook - 12.12.2008

0 kere okundu
     İlk şıkkı işaretledik ve A.R.O.G.’a gittik. Sonra Kadıköy, sonra yemek, sonra ev. Güzel filmdi. Millet kötü diyor oysa. ne anlıyorlarsa filmden... Film gibi film olmuş, goradan daha iyi üstelik. oyunculuk olarakta teknik olarakta. 
     
     Güzel bir gündü, üç koca kafayla geçirilen güzel bir gün.
     
     Şimdi evimdeyim, biraz temizlik yaptım, ev dağınık, sonra çamaşır yıkadım biraz, meyve yiyecem ama kalkasım yok. Ders de çalışmam gerek. Çok işim var çooook.
     
     Bu arada yazdığım ama siteye eklemediğim yazılarımı da ekledim . Trabzon´da ne yaptığım felan. ilgilenen varsa bakabilir.

23:45 - haydi Abbas - 14.12.2008

0 kere okundu
     Haydi Abbas, vakit tamam
     
     Akşam demiştin, işte oldu akşam
     diyordu şair; bende hiç akşam olmuyor, hep bir aydınlık, hep bir ferahlık… Sevmiyorum kendimi bazen.
     
     Aşmış demek yanlış olur benim için, çünkü benimkisi aşmaktan ziyade önemsememek, küçük ya da büyük oluşunu görmezden gelmek. Kişi benim gibi olunca hayatta hiçbir şeyin önemi kalmıyor.  Çok parası olup çok şey yaşamış amcalar, dayılar abuk subuk eğlencelere ya da deneyimlere yöneliyorlar. Bende öyle bir istek de yok. Zaten yeterince paraya da sahip değilim :)
     Evet, çok seviyorum kendimi, günahlarımla ve sevaplarımla. Ama bir zayıflığım var ki delirtiyor beni. Bazen öyle kızıyorum, öyle kızıyorum ki kendime… Nasıl baş etmeli, nasıl becermeli bilemiyorum, bilsem de elimden bir şey gelmiyor.
     Haydi Abbas, vakit tamam
     Akşam diyordun, keşke olsa akşam.

10:25 - hayat devam ediyor nitekim - 16.12.2008

0 kere okundu
     Uzun bir tatil döneminden sonra dün işe başladım. Uykusuzdum ve kötü bir gün geçirdim.
     
     Koca kafalı kuzenim ve dayım bana geleceklerdi. En azından öyle söylemişlerdi. Ama salladılar onlardan beklenildiği gibi. İnsan söylediği şeyi neden yapmaz ki. Umurumda değil gelmesinler bana, ama arayıp geleceklerini söyleyince insan ona göre hayatını planlıyor. Kalabalık olmasın diye bende kalan arkadaşımı gönderdim, başka işlerim olduğu halde evi temizledim. Normalde kapım çalsa açmam kapımı, hoşlanmam davetsiz misafirden. Geleceksen önceden haber vermelisin. Haber vermişsen gereğini yapmalısın, neden hayat akışımı boşu boşuna değiştireyim değil mi? Abim haklı, anne tarafından uzak durmak gerek. En iyi halleri uzaktaki halleri... İşin komik tarafı beni arayıp karşıya gel diyorlar. Emir telakki ederim, adresi verin hemen oradayım.  
     
     Sinemaya gittik dün akşam. Dünyanın durduğu gün. İyi değildi film, o kadar yorgundum ki uyudum da ilk yarısında.
     
     Hayat devam ediyor nitekim…

02:00 - belim - 17.12.2008

0 kere okundu
     Dershaneye uğradım. Pazar, Salı ve Çarşamba derslerim bu hafta başlıyor. Cumartesi ve Cuma dersleri de ocakta sanırım. Gittiğimde merdivenlerde tahta vardı. Çıkaramamışlar üst kata, düşünüp duruyorlar. Bir iki akıl verdim övünmek gibi olmasın, hallettim işi. Kiminin bileği kiminin aklı demişler…
     
     Evdeki internet bağlantısından kurtulsam ne güzel olacak. Hayatımı çalıyor bazı günler çünkü. Ne kitap okutuyor, ne iş yaptırıyor, ne de ders çalıştırıyor. Oysa yapacak ne çok iş, öğrenilecek ne kadar bilgi var.
     
     Gece 02.00 ve ben tost makinesinde hamsikuşu ısıtıyorum. Yemek yiyip www.yillikdunyasi.com a bir şeyler ekleyeceğim.
     
     Saçımı kazıyacaktım, ama hava çok soğuk üstelik belim de ağrıyor. Sanırım sabah erken kalkıp berbere gideceğim. Ne çok uzadı saçlarım.
      
     Şu belimde arıza çıkarmıyordu aylardır. Ne oldu anlamadım.

01:25 - aklım uzaklara uçuyor - 18.12.2008

0 kere okundu
     Bazen bir şeye dokunursunuz, ne olduğu önemsizdir, insana dokunmuşsunuzdur.
Bazen bir şeye bakarsınız, içiniz huzur dolar, yaşamı hissedersiniz, var olmanın mutluluğunu yaşarsınız. İnsandır baktığınız.
     
     Bazen hava kararır, yarın uzaklaşır gözden, gün tüm ağırlığıyla çöker üstünüze. Umutsuzluğa kapılmışken birden güneş doğar apansız, her şey bitmiştir, mutlusunuzdur, insandır…
     
     Yıllar önce bir güneş doğdu. Battı bazen, bazen yaktı kavurdu. Bazen güneşe rağmen gece istendi gün görmezden gelindi. Yanlışlar yanlışları kovaladı bir gün. Ama hep güneş korudu güneşliğini, hep ısıtmaktı içimi tek gayreti
    
     Yarın bir kuş uçuyor sabahın kör vakti, içinde bir kuş uçuyor içi kıpır kıpır. Aklım uzaklara uçuyor, kalbim uzaklara…

10:55 - huzursuzum - 18.12.2008

0 kere okundu
     Gece nöbetindeydim yine, geç yattım. Hocanın sesini duymadım ama muhtemelen o uyanırken ben yeni uykuya dalıyordum.
     
     Sabah 5 de başladı telefonum çalmaya; bir yandan Takanaki bir yandan alarm. Her telefon sesinde su içmek için yataktan kalktım ve gece yediğim yayla peyniri ile helvanın hararetini suyla bastırmaya çalıştım. Gece bittiğinde evdeki su da bitmişti.
     
     Yataktan kalktığımda saat 9 u gösteriyordu. Hızlıca üzerime bir şeyler giyinip çıktım evden.
     
     Nedendir bilmem, bu aralar huzursuzum. Oysa hayattan tek beklentim huzur.

01:25 - ıssız adam - 19.12.2008

0 kere okundu
     Kar altında donuyorsun, tatlı bir uyku bastırıyor, farkında değilsin ölüyorsun. Issız Adam’ı seyrettik bu akşam arkadaşlarla. Ne tanıdık bir dünya, ne tanıdık sahneler… Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı.
     
     Tam eve geldim, yorgunum uyuyacağım telefon çaldı. Önce Tamer sonra Semra bir şeyler söyledi. Çok anlam veremedim önce, yorgundum ve uyacaktım. Oysa yeni çıkardığım sokak elbiselerimin yerini farklı sokak elbiseleri alıyordu. Sinemaya gideceğiz, hoppalaaaa. Pendik’te salonlar kötü Maltepe’de Issız Adam oynamıyor. Semra’yla biz gitmeyelim oturup bir yerlerde lak lak yapalım dedik. Tamer ve Gülsüm Konak ısrarla gitmek istediler. Maltepe Carrefour’a gidiyoruz sanmıştım, yoksa Pendik’te sinemaya gitmek için kılımı kıpırdatmazdım.
     
     Tamer inat etti, başlayalı 20 dakika olmuş filme girdik mecburen. Allahtan ilk 15 dakika reklam ile doldurulmuştu. İyiydi uzun lafın kısası. Bir de şu kadınların ağlaması olmasa hüngür hüngür. Hayır sorun değil ağlasınlar da benim yanımda ağlamasınlar. Millet yanlış anlayacak. Sanki ıssız olan filmdeki eleman değil de benim.
     
     Yeni bir sayfaya başladım, arada girip bir göz gezdirin emi. www.aydosteniskulubu.com

11:00 - kahve içmem gerek - 20.12.2008

0 kere okundu
     Dün akşam erkenden uyuyacaktım güya. Önce evden aradılar, İzmir’den fatura gelmiş diye, sonra Olcay aradı kulübe gidelim demek için. Kalktım hazırlandım ve çıktık.
    
     Yarım saatte halledeceğimiz bir iş için 3 saat bekledik, gecem heba oldu. Oysa yapacak bir dolu işim vardı.
     
     Yarın dershane başlıyor, ders çalışmam gerek, vücudumdaki iyot miktarı azaldı balık yemem gerek, www.trabzonkulturu.com u tamamlamam gerek, www.aydosteniskulubu.com a bir şablon hazırlamam gerek, beş tane kitap var bekleyen onları okumam gerek, photoshop ve flash çalışmam gerek, gömleklerimi ütülemem gerek, bir dolu film var seyredilmeyi bekleyen onları seyretmem gerek, dayımın fotoğraf makinesini servise götürmem gerek, kırımlı faziletin web sayfasını yapmam gerek, yönetim bilgi sistemine çalışmam gerek, gece yemek yiyip uyudum ağzımda çamur tası var ondan kurtulmam gerek,  kahve yaptım soğumadan onu içmem gerek.

03:20 - kadıköy´de yürüyüş var - 21.12.2008

0 kere okundu
     Kadıköy’deydim bugün, yürüyüş vardı. Bağımsızlık günümü neymiş. Ben bağımsızım arkadaş, bu yağmurda ne yürürsün. Hem ben ayda bir geliyorum Kadıköy’e o gün niye yürürsün. Hadi her şeye rağmen yürüdün, kenardan yürü be kardeşim yolu neden kapatırsın. Velhasıl kelam içine etmiştiler bugün Kadıköy trafiğinin.
     
     Trabzon’dan bahsediyorduk telefonda. Ertan 1–0 yeniliyoruz dedi. Dert etme alırız maçı dedim. İkinci yarı kahvedeydim maç seyretmek için. Aldık maçı nitekim.
     
     Prison Break’in dördüncü sezon ondördüncü bölüme kadar seyrettim bu gece. Saat sabahın üçbuçuğu neredeyse.
     
     Yarın ders var, 10 gibi kalkmam gerek. 12–14 ders anlatacağım. Temele bilgi teknolojileri. Biraz baksam iyi olacak, sahi neden bahsediyordu bu ders. Bekle beni yatağım kavuşma vakti geldi yine.

00:30 - günler 40 saat olsa - 22.12.2008

0 kere okundu
     Yine uyuyamadım ve sanırım bu durum hazirana kadar sürecek. Bugün dersler başladı, 15 kişilik bir guruptu karşımdaki. Zevkli geçti ders, hatta kapımıza geldiler bitirmeyecek misiniz diye.
     
     Balık aldım ders çıkışı, Ertan’da geldi birlikte kızartma yaptık. İstavritleri mısır ununda sade, mezgitleri yine mısır ununda ama yumurtayla kızarttım. Pek bir güzel oldu, elime sağlık.
    
     Bir dolu işten neredeyse hiçbirini yapamadım yine. Anlatacağınız hafta sonum boşa geçti yine. Üzülüyorum boş işlerle uğraşarak geçirilen hayatıma. Sanırım hayattaki tek pişmanlığım bu.
     
     Yarına kesinlikle yetişmesi gereken işler vardı, şimdi onlarla ilgileneceğim. Ne olur haftada 10 gün olsa ve günler 40 saat olsa.

22:12 - uyusam mı ne - 22.12.2008

0 kere okundu
     Uyku uyku güzel uyku, söyle bana sana en çok ihtiyacı olan kim. Eve geldim ve uyudum 3 saat. Ne de güzel oldu, pek de güzel oldu.
     
     Sabahtan uykusuzdum, işe gitmek istemedi canım, hatta kalktıktan sonra yatıp uyumayı bile aklımdan geçirdim. Görev aşkı ama işime gittim sonuçta. Üstelik uzun zamandır çalışmadığım kadarda çalıştım bugün. Laboratuarım şantiye halinde şu an. Devam etmek üzere yarım bıraktım işimi.
     
     Orghanla konuştum, www.aydosteniskulubu.com un şablonunu hazırlamış hale. Üzerinde biraz çalışmak gerek, simetri açısından zenginleştirilmeli.
     
     Dayım arıyordu 4–5 gündür, açmıyordum telefonlarını. Uykuda yakaladı bugün, açmış bulundum. Bıdı bıdı konuştu birşeyler, heeee dedim. Darılmışsın bana öyle duydum dedi, yok dedim.
     
     Hala uykum var, uyusam mı ne.

04:30 - içimdeki serseriye - 23.12.2008

0 kere okundu
     Sabah olmak üzere, gözlerimde bir sızı, aklımda sabah gideceğim iş, elim klavye ve mausta. Çok çalışır oldum bu yıl nedense. Oysa aylaklıktır ruhumun dışa vurumu.
     
     Başarmanın, bir şeyler yapmanın mutluluğu peşine takıldım, dünyayı kurtarmaya çalışanlar kervanına özendim. Oysa dünyaya geliş amacım belli ve bu amaç kesinlikle çalışmak değil.
     
     Sanırım uyuyacağım. 5 de uyusam 8 de kalksam 3 saat eder. Akşamdan da 3 saat var, eder bana 6 saat. Daha ne ister insan uykudan yana bu dünyadan. Cumartesi uzun uzun uyurum artık. Akşam 5 de dersim var, 1 de uyansam kâfi.
     
     Geleceğe dönükte planlar yapmaya başladım bu sıralar, cumartesinin uykusunu bugünden düşünüyorum baksanıza. Yaşlanıyor muyum yoksa diğerlerine mi benzemeye başlıyorum bilmiyorum. Kazandığım paranın artışını sevsem de, genel gidişatım hiç hoşuma gitmiyor. Biri beni durdursun, ya da içimdeki serseri hayat bulsun.

02:00 - LAF... - 25.12.2008

0 kere okundu
     Güzel bir gün, güzel bir gece… Kar yağdı bugün güneş doğdu, yoldan gelen oldu.
     
     Burn after reading filmin adı, gerildim. İyi film ama hiçbirşey insanın istediği gibi değil. Sanki bilhassa yapmış senaryo yazarı, keşke böyle olsa dediğiniz her şeyin tersi oluyor, gerildim
     
     TBT anlatıyorum bol bol. Pazar günkü grup neşeliydi, salı ve çarşambakiler ise suratsız. Çok sert bir mizacım varmış, alla allaaa.
     
     Yarın erken kalkmayacağım, bir saat fazladan uykum var. Evet biliyorum hep uyku hep uyku. Aç adam yemekten bahseder uykusuz adamda küresel ısınmadan. Değil mi ama…
     
     Yılı bitirmek üzereyiz ve yılbaşı muhabbeti başladı. Normal bir günmüş gibi geçirmek istiyorum her yılbaşı gününü. Ama nedense olmuyor. Salının çarşambadan ya da pazarın cumartesiden farkı yokki benim için. Ama kimin umurunda. İnsanlar mutlu olmak istiyor, senin mutluluğun o kadar da önemli değil. Ayrıca onlar senin mutluluğunu senden daha iyi bilirler.Laf…

18:40 - perşembeleri sevmiyorum - 25.12.2008

0 kere okundu
     Öğleden sonra bir saat yetti, gökyüzünden düşen bir dolu beyaz toz yeri kapladı, İstanbul’da kar var.
     
     Perşembe günleri sıkıyor beni, hiç eğlenceli değil, laklak ile geçiyor zaman.
     
     Ders çalışmam gerek cumartesi yönetim bilgi sistemi var ve ben çok iyi değilim bu derste. Ama zaman ayırasım kitaba bakasım yok. Biri benim için şu derse çalışsın, seslendirme yaparız.

23:50 - kalbim seninle dobiş - 26.12.2008

0 kere okundu
     Sabah semra aradı kriz var dedi, mevzu nedir dedim, çok önemli dedi. Öteye beriye telefonla uzamdım, biraz bağırtı, biraz fırça kapandı sayılır olay. Olay dediğimde farenin peyniri üstüste koyup dağ yapması. Peynir seven bir fare bile ortada bir mevzu olmadığını anlar. İşgüzarlıkmı diyelim, cansıkıntısımı bilemem. 
     
     Cezeryem bitti bitecek, ne güzel şey, ne tatlı şey. Mersinlilerden hiç hoşlanmam ama şu cezerye için aramı iyi tutmayı becerebilirim. Zaten kafaları pek çalışmayan gaza müsait insanlar; ver gazı bi koşu cezerye getirsinler. Bazı insanlar iş görsün diye yaratılmıştır.
Fringe adında bir diziye başladım. Sinema tadında 7 bölümü var şimdilik elimde. Hoş bir dizi gibi geldi, zaman geçirtiyor. Belki yeni bölümlerini indiririm, varsa tabi.
     
     Akşam yemeğinde kabak vardı. Neden insanlar srbze yemeklerini sevmezki, hepsi birbirinden güzel oysa. Tamam et de yenilmeli ama sebzenin yeri ayrı. Yol yakınken sebzeye ağırlık verrin derim yaşdaşlarım. Malum yolu yarıladık sayılır ya seve seve sağlıklı beslenin ya da seve seve sağlıklı beslenin. Demedi demeyin. Ben de kalp yok çok şükür. Ailenin az iyi özelliklerinden biri de bu, kalp hastalığımız yok. Ama pek çoğunuzda kalp var biliyorum. Bırt diye gidersiniz animallah, ağlamam arkanızdan söyleyeyim.
     
     Dobişin annesinin biyopsisi kötü çıkmış, uyuz oldum. Her ne kadar artık kolayca halledilen bir tıp mevzusu olsada yine de insanın canını sıkıyor. Çarşamba ameliyat var. Geçmiş olsun dobiş, kalbim seninle.

14:20 - sokak gözümü korkutuyor - 27.12.2008

0 kere okundu
     Çok soğuk, insanın yataktan kalkası gelmiyor, yetmezmiş gibi sokağa çık akşamın altısında ders anlat. Hem de yönetim bilgi sistemi, hem de koca koca adamlara . şu para ne kötü şey, neler yaptırıyor insana.
     
     Kar yağacak demişti meteoroloji, ama yağmadı. Eski karın soğuğu dolaşıyor duvarın diğer tarafında ve bulduğu her delikten içeriye sızmaya çalışıyor. Başarızsız olduğuda söylenemez.
     
     Kahvaltıda yayla peyniri destekli kocaman iki tane tost vardı. Yıkanması gereken bulaşıkları görmezden gelerek iç ettim bi güzelce tostlarımı.
     
     Ders çalışıyorum, cesaretimi toplayıp duşa girecem önce, sonra üstüme bişiler geçirip sokağa çıkacam.

23:50 - biri bana yardım etsin - 28.12.2008

0 kere okundu
     Kötü zamanlar, kötü günler… Bugün iyi başladı, küçük bir aksaklık dışında iyi de sürdü ve şimdi bitmek üzere.
    
     Cansu’yla lafladık gece, abimden konuştuk. İyi bir abi değildir dedim, evet iyi bir abi değildir ama bu onu sevmemi ya da onun beni sevmesini engellemiyor. Bir daha dünyaya gelsem yine abim olsun isterdim ve abimin Kazım Sarımehmetoğlu olmasını isterdim. Bazı insanların ilginç zevkleri vardır…
     
     Akşam yemeğinde ne olduğunu söyleyecektim. Ama inanın unuttum
     
     Şu internetten kurtulmam gerek, biri bana yardım etsin.

22:00 - feneralayları geçti aklımdan - 29.12.2008

0 kere okundu
     Feneralayları geçti aklımdan; uzak denizler ve göç yolları geçti... Dolanıp dolunayın kanadına, uçmak istedim... Uçmak istedim kar tanelerine sarılıp, bir dolunaydan bir dolunaya.  Mevsim kıştı, soğuktu, etraf inadına karanlık. İçim kıpır kıpır, içim bahar, içim yıldız, içim deniz, deniz ki deniz…
     
     Tamerle İrem yemeğe geldi bu akşam. Menü belli; istavrit, hamsi ve çipura. Bir güzel yedik, sonra birkaç laklak sonrası herkes evine.  
     
     Mevsim kış, kar ha geldi ha gelecek, geçen hafta gelmişti bekliyorduk bugün de, geldi. Dışarıda kar var ve devam ediyor taneler gökten düşmeye.  İstanbul beyaz, İstanbul temiz, İstanbul yaşanası, yersen tabii…
     
     Kötü hissettim. Hüseyin abi gelmişti Trabzon’dan. Aradı beni geçen hafta. Unuttum ona dönmeyi, ne aptalım. Gerçi bir dolu işim var, koşturuyorum 24 saat neredeyse. Ama yinede unutmamalıydım. Saati kurdum, yarın arayacağım. Umarım gitmemiştir.

10:15 - yıl bitti bitecek - 31.12.2008

0 kere okundu
     Yıl bitti bitecek başladı kar ve devam etmekte üstelik. Soğuk gibisi yok, giyiniyorsun kalın kalın, yün kazaklar montlar…
     
     Yeni yıla son iki yıldır olduğu gibi yine Adapazarı’nda gireceğim. Yeni yıla girmek nasıl bir şey oluyorsa… Bu meselede belgesel meselesi gibi biraz. Hani kimse paparazzi seyretmez, herkes belgesel seyrederya televizyonu açınca. Yılbaşını kutlamayı da kimse sevmez ama nedense hep bir program vardır. Ben de sevmem yılbaşlarını ama bir programım var.
Gözlerim acıyor, dün gece 3 e kadar bilgisayarımla uğraştım. Hatırlarsınız harddiskim bozulmuştu. Maxblast ile sıfırladım mereti, kız gibi oldu. 10 saat sürdü ama beklemesine değdi.
     
     Kar sağanak şeklinde yağar mı, şimdi dışarıda öyle bir şey var. Dolu ile karışık kar yağıyor ve sağanak yağmur yağıyomuşcasına ses çıkartıyor. Şekerler sokağa çıkmasın derim, erimek işten bile değil.