mükemmel değilim ben - 2.5.2009

0 kere okundu

     Ders çalışıyorum, mevzu YBS  konu yapay zekâ. Yarın dersim var ve 3 ünite bitirmek için şansımı zorlayacağım. 

     İlsisten baktım, onaylanmış benim Erzurum olayı. 11-22 Mayıs tarihleri arasında Erzurum’da web tabanlı içerik geliştirme kursunda olacağım.  Bir terslik olmazsa 11 Mayısta değil de 13 ya da 14 Mayısta gidecerim. Dersleri yetiştirmem gerek, vizelerden çok daha zor olacak finaller. Muhtemelen 70 ve altı alan öğrencilerim bu performans ile patır patır dökülecekler. Umarım yanılıyorumdur.
     
     Bugün TBT den ek ders yapacaktım, kimsenin gelmesini beklemiyordum, yanıltmadılar beni sağ olsunlar.  Ben üzerime düşeni yapayımda gerisi çok da önemli değil. Meyveyi ham seven ile olmuş seven için aynı şeyler değildir olmak. İkisi de zevkle yer ama birisinin ki hamdır ve asla bilemez bunu.
     
     Soruları yayımladım web sayfamda, veri işleme adımlarından birisi iletme birisi de erişmedir. İletim sağlandı ama erişimde sorunlar yaşanıyormuş ne yazık ki. YBS den Merve (kırmızı olmayan)  bir yorum yaptı ama sizinle paylaşmayacağım, en azından burada.
     
     Ders programım değişti nihayet. Artık sadece 15 saate gireceğim. 12. Sınıflarla isteğim dışında diyaloga girmekten bıkmıştım.  Sevgili öğrencilerim 1 yılda 10 yaş birden yaşlandıklarını zannediyorlar. Oysa sokakta bir camın önünden geçerken baksalar kendilerine,  geçen yıldan bu yana sadece 2-3 cm uzamaları dışında hiçbir değişim göremeyecekler. 5-6 aya kadar ayakları yere basar hepsinin. Biz de geçmedik mi bu yollardan. Anlayışla karşılamak gerek, ama ben mükemmel değilim, üzgünüm.
     
     Biraz daha ders çalışıp bir film seyredersem yarına hazır olurum sanırım. Bugün saçımı kazıdım yine cumartesi cumadan iyi olacak. İyi ki kelleşiyorum yoksa saçımı kazımam zor olacaktı.

yoğun bir gün - 5.5.2009

0 kere okundu

     Gamez ile buluştum Pazar günü, şirket toplantısı için İstanbul’a gelmiş. Maltepe’de buluşup Adalar’a geçtik. İstanbul2a tayin isterken Adalar’dan da bir okul yazmıştım ama çıkmadı. Tam benlik, sakin bir sahil kasabası gibi. Yeterince bakkal manav da var, hiçbir şey bulamazsan al oltanı balık tut.

     Erzurum’a giderken araba yolculuğu yapmaya karar verdim, Salı akşam dersten çıkınca arabaya atlarsam Çarşamba sabah orada olurum. Diğer ihtimal Çarşamba öğleden sonra uçakla gitmek, geç kalmış olabilirim bu seçeneği kullandığımda o yüzden işi sağlama almaya karar verdim.
 
     Pazartesi sabahı okula geç kaldım, uyandığımda saat 9.50 idi, gerçi uyuduğumda da sabahın yedisini gösteriyordu. Jericho adında bir filme takıldım, beş bölümünü seyrettim sabahın yedisine kadar. Bu sabah da geç kaldım okula. Gece aynı dizinin diğer bölümlerini seyrederken uyuyakalmışım, oysa çamaşır yıkıyordum. Akşamın sekizinde çalıştırdığım makineyi gecenin üçünde boşalttım. Uyanmışken kanepeden yatağıma geçtim ama uyku tutmadı bir süre. Yedi buçukta saat çaldı zaman var diye uyanmadım. 10 dakika aralarla 3-5 kez daha çaldı hatırlıyorum hepsini. Uyandığımda saat sekizi kırk geçiyordu. Sakallarımdan kurtulurken çenemi kestim.
Biber dolması yapacaktım dün akşam, yalan oldu. Eskiden böyle değildi mutfağa girmeye can atardım şimdi nedense mutfakla aram soğudu. Gerçi sebebini biliyor gibiyim…
     
     Bugün bir dolu işim var. Doktora gidilecek, Elektroworld’e gidilecek, servisten telefonum alınacak, akşamki derse gidilecek…

11-C - 5.5.2009

0 kere okundu
     Hocam biz bitirdik dedi Samet, biz bulduk diye arkasından seslendi başkan olan Yağmur. Ders bilgisayar ve laboratuarda 11-C sınıfı var.
      Geçen yıl sınıf öğretmenleriydim bu yıl sadece bilgisayar öğretmenleriyim. Kısa süre de olsa psikoloji dersi macerası yaşamışlığımda var aynı sınıfla.
     Hülya ile tartıştık geçen hafta, sene başından beri ders anlatılmasını istememesine rağmen sözlü yapılırken ders anlatmadığım aklına gelmiş. Oysa aynı aklı yıllardır kafasında taşımakta. Bölge insanının saygı kavramıyla genel saygı kavramı pek örtüşmüyor nedense. Sınıfa girdiğimde Excel açmıştı bir yere kanalize olmak adına muhtemelen. Koca kafa Muhammed Messenger hülyalarında, Ebru yüksek tondan konuşmakta ve Hasan uslu uslu durmaktaydı her zamanki gibi.
      Momu bitirmiş bu arada, çok zordu yapmalarını istediğim ödev, sınıfça tebrik edip alkışladık Momu´yu. Momu dediğim az önceki Messenger sedalısı koca kafa Muhammed’den başkası değil.
      Hayrettin ile Hasan kanka durumundalar. Seda ile Büşra her zamanki gibi sınıfta değiller. Ve oldukları yer hiç iç açıcı değil fikrimce.
      Devamsızlıklara ulaşamıyorlarmış İlsisten. Siz sorun ben söyleyeyim dedim. İki üç kişininkini doğru tahmin etmişim, sarı kafa inandı hemen 20 güne yakın devamsızlığı olduğu halde 6 gün devamsızlığın var dememe işine gelmiş olmalı. Allah insanı hem güzel hem akıllı yaratmıyor her zaman. Aynı sorunu ne yazık ki Esra’da da yaşıyoruz sık sık. Dersin ilerleyen bölümlerinde Havva arkadaşımız sarı saçının hakkını layıkıyla verdi. Sadece Momu´yu mu alkışlayacağız, Havva´ya da kocaman bir alkış lütfen.

il içi sıramı bekliyorum - 7.5.2009

0 kere okundu
     Haftanın bir günü Kırımlı Fazilet Olcay’a gideceğim dönem sonuna kadar. Tanıyanlar bilir, ilk yarı yıl 2 gün orada formatörlük yapıyordum, hani çalışmaktan kıçım çıkıyordu... yine bir dolu makineleri arızalanmış, virüs bulaştırmış koca kafalar. Şu öğretmenler kadar küp kelleli insan çok az vardır. Düşünsenize, sınıfa giriyorsunuz ve her şeyi en iyi bilen sizsiniz. Zaman geçtikce içinde yer ediyor insanın. Ayakkabısının bağını bağlamaktan aciz adamlar kendisini akıl küpü gibi görüyorlar. Uzun lafın kısası, koca kafanın biri 60 dolar verip aldığım antivürüs programını silip yerine tırı vırı bir antivürüs programı yüklemiş. Neymiş efendim bu daha iyiymiş. Ulan küp kelle, bunların sahipleri bile bilmiyor hangisi iyi hangisi kötü, sen 3 kuruşluk aklınla nerden bildin iyisini kötüsünü, bilmiş işte. Allah kimseyi her şeyden haberdar, her şeyi bilir hale getirmesin.
      Ümit ile annesi misafirliğe gelmişti bu akşam. Fırında balık yaptım, bol malzemeli levrek.  Geç kaldım ama biraz, okul çıkışı Optimum’a geçtim, Orhan’a laptop alıp Çorum’a göndermem gerekiyordu.
      Uçak biletlerini aldım, gidiş dönüş 230 TL. oysa 2 ay önce alan arkadaşlar 80TL verdiler gidiş dönüş için. Ya onlar aptal ya ben, siz karar verin.
      Hala açıklanmadı il içi tayin sıraları, stres yaptım aradım il milli eğitimi ama hala tık yok. Zıbıdılar halledemediler bir işi. Gün akşama kadar oturmaktan kıçları yağ bağlıyordur, iş yapmaya sıra gelince de o yağlı kıçlar koltuktan kalkıp sağa sola gitmekte güçlük çekiyordurlar haliyle.

1-1-2-2-1 - 9.5.2009

0 kere okundu
     Normalde belli olması gerekiyordu sıraların, ama söylediklerine göre 20 öğretmenin bilgisini yanlış girdikleri için gecikme olmuşmuş, yarın belli olacakmış da mış. Yarın dediği Çarşamba günüydü.
      Cuma günü Tamer ile bir dolu denedik ama internetten bir sonuca ulaşamadık. Battal hocaya biz öğrendik sen de dene dedik sırf biraz eğlenelim diye. Denedi birkaç kez ve normal olarak bir sonuca ulaşamadı. Sanırım seninkinde bir yanlışlık olmuş, olmaz senin bu iş, çıkmaz tayinin diye eğlendik biraz. Bir ders sonra ben öğrendim dedi, tüm okullarda 1. Sıradayım diye de ekledi. Tutuştuk biz nereden öğrendi diye, merak ediyoruz çünkü. Anın da geldi istihbarat,  ilçeden öğrenmiş. Ben de aradım iki yağ çektim aldım sonuçları ve koştum Tamer’in yanına. Oğlum ben 20 kez denedim çıktı sonuç dedim. İrem ile koştura koştura bilgisayar başına gidip 10-15 girdi nüfus bilgilerini sonuç görebilmek için ama ne fayda.  Muhtemelen hala denemektedir koca kafalılığının hakkını layıkıyla vermek adına.
      Netice itibariyle sıram belli oldu. 1-1-2-2-1 Sabiha Gökçen KML Cevizli de bir öğretmen alırsa o ben olacağım. İMKB KML Kartal’da ve bir öğretmen alırsa ki 1 açığı var o ben olacağım. Olmazsa her halükarda ya Kartal’a çıkıyor tayinim ya Maltepe’ye.
      Bugün 4 ders YBS yaptım, kafam balon gibi. Yarın sabah ALES sınavı için Maltepe’ye geçeceğim sabahın köründe. Hiç içimden gelmese de bir dolu soru çözmem gerekiyor.  Tamer ile aynı bina aynı kat ama farklı sınıflarda sınava gireceğiz. Bu Tamer koca kafalı olan değil, siteden arkadaş Rizeli Tamer. Sabah onunla birlikte gideceğiz. Geçen sınavda sabaha kadar oturup uykusuz girmiştim sınava, son yarım saatte de çiş krizi tutmuş  20-30 sorudan etmişti beni.  Biraz sorulara bakıp uyumalı şimdi.

yolda - 12.5.2009

0 kere okundu
     Çarşamba geleceğini söyledik, çarşamba gelecekse hiç gelmesin dedi yöneticisi kursun. Erzurum’daki arkadaşlardan biri söyledi bunu pazartesi. Peki dedim, ben hallederim nasıl olsa. Ama umduğum gibi olmadı, salı günü giriş yapmalısın hocam dedi sayın yönetici. Adam haklı, kural bir hafta da bir gün devamsızlık yapabilirsin diyor, ben ise iki gün garanti üçüncü gün de akşam geleyim diyorum. Yoldayım netice de ama bu demek değil ki kimseyi tepelemeyeceğim.
      Sabah uyandığımda akşamdan planladığım gibi Erzurum’u aradım. Mahmut hoca bence sorun olmaz ama kurs yöneticiyle görüşün dedi. Aradım görüştük, haklı olarak gelmen gerekiyor hocam dedi.  Peki dedim ama çamaşırları yıkadım dün akşam kurumadılar daha, çarşambaya bilet aldım, bugün 5 saat dersim var…
Türk Hava Yolları, Sun Ekspres derken Trabzon’a gitmeye karar verdim. Dershaneyi arayıp dersleri iptal ettim, Erzurum biletini Trabzon bileti ile değiştirdim, saç kurutma makinesini elime alıp ıslak çamaşırlara saldırdım.
Trabzon’u tepeden gördüğümde saat altı buçuğa geliyordu. Ağaçlar belli olmadığından dağlık alanda tek tük yapıları ile olduğundan çok farklı görünüyordu Trabzon.
      Havaalanından abimle Cansu aldı beni,  küçük bir şehir turu yapıp Yomra’ya eve gittik. Babaannemin yanına uğradım, seksen yaşında olmasına rağmen hiç de kötü görünmüyor. Emine levrek kızartmış, Trabzon’a gelip balık yememek olmaz. Biraz lak lak biraz dedikodu derken saat 10 da evden çıktık abimle. Annem ve ablam da beni yola koymaya gelmişler. Geçerken balık kafeslerinin yanına, babama uğradık. Ekşili yapmış, bana da ayırmış ama acelem olduğundan tadına bakamadım. Sanırım Trabzonluların ortak özelliği bu. Balığın ardından 4-5 dilim Trabzon ekmeği yedim. Babam da kahve yapmış yanında ekmek ile keyif yapıyordu gittiğimde.
      Şimdi Sema Turizm ile Erzurum yolundayım 23.40 itibariyle Maçka’dan geçtik. 5 saatlik yolculuk boyunca Zigana Dağı’nı aşıp Gümüşhane üzerinde Erzurum’a varacağım. Sabah 5 gibi Ilıca’da Hizmet İçi Eğitim’de olurum sanırım.
      Fena olmadı işlerin ters gitmesi, annemi, babamı, kardeşlerimi gördüm, Trabzon’u gördüm ölmeden bir kez daha. İnsan daha ne ister bu hayattan.

ilk hafta bitti - 16.5.2009

0 kere okundu
     Dediğim gibi oldu aynen, malak gibi yattım hafta sonu. Bir aylık yorulmanın acısını çıkartacak kadar dinlendim.
     Dün sabah geç uyandım, saat bir vardı sanırım, belki daha geç. Öğleden önce kuzenim aramıştı, çarşıda buluşmak için sözleşmiştik. Öğleden sonra buluşalım dedim, çarşıya geçince ararım seni diye ekledikten sonra bölünen uykuma devam ettim.
      Uyanınca aklıma liseden arkadaşım Gökmen geldi. Beş yıldır burada çalışıyor, Erzurum Lisesi’nde öğretmen. Yarım saatlik işi olduğunu, bitince Erzurum’da buluşabileceğimizi söyledi. Sitem de etti neden daha önce aramadın diye, aklıma gelmemişti ki.
      Saat 3 gibi buluştuk, yemek yememiştim, güzel bir yerdi, şişe geçirilmiş köftenin tadı çok güzeldi. Sonra Palandöken’e çıkıp temiz hava alıp etrafta dolaştık. Trabzon’a tayin istemeyi düşünüyor Gökmen ama merkezdeki okullardan hiç biri açılmadığı için pek bir dertli.
      Gökmen ile tek bağımız liseden arkadaş olmamız değil. İlk aşkıma o da âşıktı aynı zamanlarda, önce aramızı bozmaya çalışmış sonra üçüncü sınıfta bizi barıştırmıştı. Ayşe’de Erzurum’da yaşıyormuş hatta bir kez karşılaşmışlar sokakta. Gökmen’in iyi bir arkadaşıyla evlenmiş ve bir de çocukları varmış.
      Saat altı da Selahattin ile buluştuk. Önce bowling oynamaya karar verdik ama sıra olduğu için vazgeçip langırt ve pinpon oynadık. Galip gelen ben olduğum için yemek ısmarladı bana kuzenim, dokuz gibi enstitüye dönmüştüm.
      Rahat duramadım burada da, bilgisayarlarımızın şarj aletlerini taktığımız fişi kullanıp televizyon seyretmek istedi birkaç amca. Yanlış anlamadan dolayı ters bir laf ettiler ve minik bir tartışma yaşadık. Ama insan baştan söyler erkek teknik eğitimde şube müdürü olduğunu, ben nereden bileceğim bozuk attığım amca amirimmiş, hem de epeyce bir amir.
      Bugün de geç uyandım, öğle yemeği biraz lak lak biraz daha uyku. Yemekten sonra sıkıntıdan saçımı kazıdım.
      Az sonra maç var. İnternet yavaş ama yine de ümitliyim. İnternet üzerinden maç seyredeceğim.

hatun kişi niyetine - 19.5.2009

0 kere okundu

OrhanCAM:
iyidir salim
indirganiyi kullanma
şimdi ben indiriyorum
12 den sonra müsait olur
salim&burak:tamam
ben 12 den sonra kullanırım
flash da tasarım yapıyorum
inada flash öğrenecem bu gece
OrhanCAM:hadi bakalım
kötü komşu ev sahibi yparmış
öğren sende artık
 
  ulas konuşmaya katıldı.
 
salim&burak:gelince haber ver
OrhanCAM:ne gelince olum
salim&burak:sıfat kullanmayacağım
haber vermedin hala orhan
OrhanCAM:ulaş içinmi
tamam
ne diyim olum
salim&burak:gelince haber ver
OrhanCAM:benim ne alakam var ikinizin konusuyla
salim&burak:ben de kelime bol
senin de alakan var orhanım
senin de alakan var
ulas:o zaman o kelimelerin bi kısmını orhana ver
orhan sen de geldiğimi haber ver
OrhanCAM:siktirin gidin olum küsmüş karı kocalar
beni aracı tutuyor
salim&burak:yok be olum ne küsmesi
OrhanCAM:banane lan serseriler
salim&burak:severim ulaşı
ama değişmemiş yıllardır bir şey
okulda iken de senin adam olmadığını söylerdi
şimdi de
ama değişen bir şey var okuldan bu yana
seçmek zorunda olsam orhan çam´ı seçerim
ulas:bence sen orhan cam ı sec ha bu arda orhan la ilgili zamanında adam degil dediysem simdide degil lafı gecerli
orhanın ipiyle kuyuya inilmeyecegini de biliyorum
salim&burak:adam olmayan orhanı adamların kralı ulaşa değişmem yine de
herkes adam olacak diye bişey yok
ben babamın ipiyle kuyuya inmem
OrhanCAM:olum bir site için geçmişi açmaya gerek varmı
eskiden ben ikinizde adam degil derdim
şimdi yaşlandık
bir ayagımız çukurda
salim&burak:mevzu site mevzusu değildir
OrhanCAM:bırakın bu işleri
salim&burak:kodum sitesine
sanki çok önemli
ki önemli olsa parayla yaptırırdım
arkadaş bana orhanı sittir et ben yaparım dedi
ona istinaden
yoksa site de neymiş
adam olmayan orhan adam olan ulaşdan daha fazla sözüne sadık
durum ortada yani
OrhanCAM:sittir et mi dedin lan ulaş
salim&burak:hatta yapayım dedikten 2 hafta sonra yapmayacaksan de dedim
ama hatun kılıklı ki bıyığı o kılıktan kurtulmak için bırakmış zannımca
yok yapacağım zamanım olunca dedi
salla dedim zamanın yoksa
yok yapacam dedi
son olarak da pazartesi elinde dedi
ya sözünün arkasında duracaksın
ya da susacaksın
lafı nefesten ibaret adama bıyığı varsa bile karı derim ben
geriside lafonten den masaldır
ve konu kapanmıştır
OrhanCAM:kötü olumş bu durum aranızda
bende dahil oldum bir şekilde
ulaşım sen hatalısın
yapacam dediysen yapman lazımdı
salim&burak:severim ulaşı
canı sağolsun onun
zaten önemli bi halt da değil
tırı vırı bir site
ulas:kusura bakamyın arkadaslar eski esimle cocuklarla ilgili konusuyorum
daha sonra saldıracam
OrhanCAM:hadi bekliyorum bende biriktirdim lafları
salim&burak:öptüm ulaşım
aile önce gelir
ben söledim söleyeceğimi
küfretmediğin sürece istediğini de
hatta bir site yap oradan yayınla diyeceklerini
daha çok dikkat çeker

OrhanCAM:sen yazdın mı yoksa güncene bu olayı
olum beni niye katıyorsun her özel bokumu biliyor millet senin yüzünden
salim&burak:yok be olum
yazmadım daha
bu konuşmayı not alıp yayınlayacam şimdi

istanbul´a döndüm - 25.5.2009

0 kere okundu
     Bir hizmet içi macerası daha son buldu. Tatile gider gibi çıktığım yoldan, yorgun argın döndüm. İz bıraktı Erzurum geçen seferkinden farklı olarak.
      Resmi tatil olan 19 Mayıs da dâhil olmak üzere her gün bilgisayar başındaydım ne yazık ki. Grafiklerle, şekillerle uğraştık durduk bir dolu. Kodları da yabana atmamak gerek her ne kadar birbirimize ısınamamış olsakda.
      Kurs yöneticisi ile kavga ettim Perşembe günü, bana rapor tutacağını söyledi, alnını karışlayacağımı söyledim, dışarı çıkalım dedi, hay hay dedim. Sonra kanka olduk. Tatlı dile zaafım var, herkes kandırabilir beni güzel sözler ile.
      Çatısı uçtu kaldığımız tesisin rüzgârdan. Çok eğlenceliydi, kaçışan insanlar, uçan çatı malzemeleri. Bahar´ın (Bahar Eker) araba tehlike bölgesindeydi, biraz korka korka da olsa arabasını emin bir yere çekerken onunla gittim. Sanırım biraz da macera olsun diye.
     Son gün uyuya kalmışım belge almaya gidemedim. Yine gerginlik olmuş. Burak Hoca’nın yanındaki kadınlar kurs hocasını yönetime şikâyet etmiş, öyle denmiş hocaya.  Ki hoca pek bir halt bilen birisi değildi. Ama yine de şikâyet mevzusu asılsız. Olsa ben bilirdim.
      Dönüş yolunda Gönül ile beraberdik. Uçağın kalkmasına yarım saat kala gönül tereyağı, tulum peyniri ve bulgur peşinde koşturuyordu tuttuğumuz taksi ile. Ben de burnumdan soluyordum doğal olarak. Neyse ki yetiştik uçağa.
      Abim İstanbul’daydı.  Ama pek görüşemedik her zamanki gibi. Dersler sıkışmış dershanede. Cumartesi hayatımın en sıkıcı derslerinden birisini yaptım. Pazar günü ise acısını çıkartır gibi 300 civarı soru çözdüm 4 saatlik derste.
      Yarın okul var, hazırlık yapmalı. Meleklerim özlemiştir beni, gidip hasret gidermeli.

bitti mayıs - 31.5.2009

0 kere okundu
     Dershane bitti nihayet, hafta sonu final sınavları vardı koca bebelerin. Bir dolu ek ders yaptım, bir dolu soru çözdüm. Umarım yararı olur birilerine. Gerçi benim derslerden pek kalan olacağını zannetmiyorum.
     Hafta içi ne yaptığım aklıma gelmiyor pek, ne zamandır bişi yazmıyorum buraya. Neredeyse bir hafta oldu. O yüzden bir şeyler karalamalı dedim kendi kendime.
     Gözlüğümün camı kırıldı, Kadıköy’e götürdüm ve aldığım yere verdim. Biraz para bayılınca iki camını birden değişiyorlar. Salı günü gidip almam gerekiyor. 
     Cuma günü alabalık yaptım kendime, Perşembe akşamı tuzu bol kaçmış pilav ile taze fasulyem vardı. Ama sanmayın ki beceriksizim, tuz olayı tamamen sakar bir eşeğin hatası. Zaten elinden bibi gelmez koca kafanın, pilavımı da mahvetti, gitti bir dolu pirinç, bir dolu tavuk eti ve bir dolu garnitür. Sırf bu yüzden 3 gün uykusuz kalacaktım ki Ümit tevekkalı çıkageldi. Pilavın bir kısmını ona kakaladım. Sanki biraz tuzlu olmuş dedi yerken, evet dedim sanki öyle…  
     Pazar günü dershanenin mezuniyeti vardı. Bostancı dedikodulu da bir dolu koca kafa toplanmış eğlenmeye çalışıyordular. Ben de katıldım aralarına. Hatta üniversiteden mezun olurken fırlatamadığım kepi fırlattım mezunların arasına karışıp. Bir yanımda Hasan bir yanımda Serdar coşkuyla bana eşlik ettiler hak etmedikleri kepleri fırlatırken. Onlar daha 3. Sınıf, o açıdan yani hak etmeme olayı. Yemek yiyip dönecektim aslında ama saat onbuçuğu gösterdiğinde daha bişi yiyememiştik. Dışardan bakınca çok hoş, çok lüks gibi gelen dedikodulu içerisine girince sıradanlaşıyor. Demedi demeyin.
     Tamer kankamın tayini çıktı şopar memleketlerinden birine. Keşan mı ne. Şimdi tam aklımda değil. Annesinin yanından okula gidip gelecek. Zaten ben de gidiyorum okuldan. O yüzden Tamerin gitmesi çok koymaz bana. Kalsaydım gitme derdim ama şimdi susacam.