17 AĞUSTOS - 17.08.2009

829 kere okundu

Gecenin üçüydü sanırım, gerçi kayıtlarda saniyesi saniyesine bellidir tarih, Yahya Kaptan’da altıncı katta uyuyordum. Yarımca’da ki iş yerimden çıkıp, alt yol arabası ile Kaptan’a geçmiştim geç saatte. İyi hatırlıyorum, 300TL civarı bir para masanın üzerinde duruyordu. Hemen yanında telefonum ve evin anahtarları. Gece balkonda oturup karpuz yemiş sonra da uyumuştum. Uyandığımda ki sarsıntıyla uyandım, yatak sallanıyor pencerenin çerçevesi ve kapı sürekli yer değiştiriyordu. Erzurum’dan hatırlamıştım hemen, gayet soğukkanlı bir şekilde önce yatağın altına girmeyi düşünüp sonra nasılsa öleceğim diye üstümü giymek için hamle yapmıştım. Pencereyi kapamak istemiş ama kolu tutmayı becerememiştim, aynı sorunu açmak istediğim kapıda da yaşamış ama ısrarım sonucunda başarmıştım. Altıma pantolonumu giyip, üzerime Moment’den aldığım önden düğmeli tişörtümü geçirtip, paraları ve telefonu da almayı başarmıştım. Bu sırada ölecek olma fikri kaybolmuştu sanırım çünkü terliklerimi giyip merdivenlerden seri adımlarla inmeye başlamıştım. Çocuklarını binadan çıkarmaya çalışan aileler dikkatimi çekse de ilgimi çekmemişti, tek amaç binayı terk etmekti. Çıktığımda her yan insanla kaynıyordu. Mevlüt Hoca vardı fakülteden bahçede onunla karşılaşıp biraz konuşmuştum. Önce eski oturduğum evin oradaki göbeğe gidip ardından fikir değiştirmiş yanılmıyorsam adı 23 Nisan olan ve bahçesinde basketbol oynadığımız ilköğretim okuluna gidip basket potalarının birine sırtımı yaslamıştım. Etrafı seyrederken koşuşturan insanlar, çığlık atan, sıkıştığı evden çıkamayıp yardım isteyen insanlar bir film şeridi gibi geçip duruyorlardı. Oturduğum beton zemin sallandığında yaşadığım anın büyüklüğünü anlamıştım, yerküre sallanıyordu akıl almaz bir biçimde. Tarih 19 ağustostu, vakit gece yarısını geçmişti ve ben bir başıma İzmit’de idim. 

Kelebek Nefesimi alamadığım gün
18.02.2014 Salı

Ogünü yaşıyan lardan biri olarak unutulacak bir gün nasıl olabilirki..Gözümden bile sakındığım biricik oğlum donanma komutanlığında vatani görevini yapıyordu bulunduğu binadann sayılı sayıda hayatta kalan evlatlar çıkmıştı,biride benim oğlum.."

  • denemeler
    BEN OLMAZSAM BEN NA´PAMHAYAT DENEN DÜZMECEHEPSİ BENİM KABAHATİMKEŞKE OLSA AKŞAMBABANI EN SON NE ZAMAN GÖRDÜNSUÇLU PAZARTESİ ROCKET SCİENCE DAHA KÖTÜ OLAN GÜVE Mİ NAFTALİN Mİ SAVRUK BİR ÖZLEM KÖTÜ YÜZLÜ GAVUR, ÖLÜM KÜFÜR İMAN YOLUNDA ÖLÜ BİR BAHARince belli bardakGÜLDÜM GEÇTİMKIZIL ve BEYAZAKŞAM ERKEN İNER MAPHUSHANEYEBİR TEK ESKİ FOTOĞRAFLARI ALIYORUM YANIMABİR KUŞ UÇURDUM KANADI KIRIKKÜTAHYA´NIN PINARLARIRÜZGARA SEVDALI BULUTMAĞLUPTUR BU YOLDA GALİPKİLOLUK DİKMEN TADINDASİZİ KORKUTAN YERLERGAMZECİKGİTMEYEYDİNÇIKINIMDA YETERİNCE HÜZÜNBİR ŞARKI SÖYLERİM OTURUP AĞLARSINÖLÜME YÜRÜMEKSOLITARY MANADA VAPURU GEÇİYOR İÇİMDENBOKTAN BİR DURUMYAĞMUR YÜKLEDİN BANAÇORAPLARIM DA KAZAĞIM DA SİYAHKAFAMDA BİR HUNİHOŞ GELDİM ÜSTELİKSAHİBİNE ÖZELON ÜÇ MISRAYAZARIM ÜSTELİKALTI AYDA BİR CEZMİAYLAK RUHUMMEVSİM BALIKTAN YANASUCUKLU YUMURTA ve SEKSCEMAAT-İ MÜSLİMİNYAĞMUR YAĞAN HER ŞEHİR TRABZON´DURSEN BİLMEM NERESİNDESİN YOKLUĞUNUNKELEBEK ve SİMYAVOLTADAYIMMUHTEŞEM GATSTİBET YOLUNDA SIĞIRLARDAN AYRILMAKBİZ KİMİN YOLCUSUYUZKÖTÜNÜN ACIMASI YOKTURDENİZ’E TERK EDİN BENİVE YALANLARLA BAŞLAR YENİ YILKIRIK DALIN YAPRAĞI ERKEN SARARIRGÜNCEMDE KOCA BİR BOŞLUK ŞİMDİİSTANBUL BİR KEZ DAHA TRABZON OLMAKTADIRNE SÖYLESEN EKSİK KALIR SÖZALIR BAŞIMI GİDERİM ŞEHİRDENKİMSİN SENkimden gitsem sana çıkacak yolumsahi siz neredensiniztadını çıkartıyorum yokluğununkadınlargüzel yolne kadar yürüsen de varamazsın artıköldürmek insanlığın neresindeydihep o pazartesidenbilge olmak için yaratılmamışımeskiye dairsinferrarim olsa satardımHALDAN BİLMEZ DILOYLOYHA DEDİMMEVSİM NORMALLERİNE DÖNÜYORUM NİHAYETSAHİBİNE YAZILMIŞ MEKTUP
  • eleştiriler
  • şiirler
  • gezi yazıları
  • anılar