ON DÖRDÜMÜN BİR YAZ SABAHI - 28.08.2011

719 kere okundu

Düşün ki bir rüzgâr gün doğmak üzereyken esinti okşayıp geçiyor saçlarını, yüzünde çocukluğundan kalma masumiyet, zaman gitmiş on dördünün bir yaz sabahına, almış götürmüş senide, hayattasın.

Ben incir ağacında yaprak, armutta sap üzümde çöp, ben pazartesinde sevinç cumada hüzün, ben denizde delicesine özgür ayağı yere basınca kapana kısılmış, uyumamışım sabaha kadar, babamla balığa gitmeyi koymuşum kafama. Kış gibi değil üşümez ellerin, dere ağzına geldiğinde iliklerine kadar işlemez soğuk, denizden ağ çekmekten şişmez parmakların. Ben bir karalâhana koymuşum kafama, belki mezgit ağını kaldırınca birkaç olta atarız istavrite, daha bir mutluluk verici çünkü, yirmi kancanın en az on beşi dolu gelir yukarı, balıklar haylandıkça kaçmak için misina keser elini, hayatı hissedersin oltadakilerin hayatına son verirken. Annem duysa ayakta olduğumu kızar, sevmez denizi uzak tutar çocuklarını, babamsa inadına bağlıdır, inadına sevdalı…

O zamanlar da sevmezdim kahvaltıyı eski kaşar ve fırından yeni çıkmış ekmek yoksa menüde, erkek adam sabah çorba içer zaten lafını etmeye bile gerek yok. Sahile inilir, rastlanırsa geçen bir dolmuşla, rastlanmazsa yürüyerek çarşıya gidilir. Açık olan bir bakkaldan eski kaşar Koç Kasap’ın yanındaki fırından da fırından yeni çıkmış ekmek alınır. Nedense hep bitmiştir su, yürümek gerek yüz metreden fazla, ne sıkıcıdır denize açılmak varken bidonu su doldurmaya gitmek, hep de bana düşer ayak işi, annem olsa on kez tembihler yoldan karşıya geçerken dikkat et diye, babamsa sadece bidonu doldur der.

Filikalar yağlanır çok kurumuşlarsa, omuz atılır iki yandan, suya indirilir kayık. Dümene ben geçeyim mi baba derim yüz bulduğum her sefer; küçük adam büyük iş yapmayı sever, yedi metrelik kayık bana emanet. Müthişimdir bu konuda, uçsuz bucaksız denizde sanki çarpacak bir yer varmış gibi dikkatlice tutarım yegeyi,  hava olsun diye de ayakta dururum, zaten babam da amcam da benim gibi yapar, ayakta durur dümendeyken.

  • denemeler
    BEN OLMAZSAM BEN NA´PAMHAYAT DENEN DÜZMECEHEPSİ BENİM KABAHATİMKEŞKE OLSA AKŞAMBABANI EN SON NE ZAMAN GÖRDÜNSUÇLU PAZARTESİ ROCKET SCİENCE DAHA KÖTÜ OLAN GÜVE Mİ NAFTALİN Mİ SAVRUK BİR ÖZLEM KÖTÜ YÜZLÜ GAVUR, ÖLÜM KÜFÜR İMAN YOLUNDA ÖLÜ BİR BAHARince belli bardakGÜLDÜM GEÇTİMKIZIL ve BEYAZAKŞAM ERKEN İNER MAPHUSHANEYEBİR TEK ESKİ FOTOĞRAFLARI ALIYORUM YANIMABİR KUŞ UÇURDUM KANADI KIRIKKÜTAHYA´NIN PINARLARIRÜZGARA SEVDALI BULUTMAĞLUPTUR BU YOLDA GALİPKİLOLUK DİKMEN TADINDASİZİ KORKUTAN YERLERGAMZECİKGİTMEYEYDİNÇIKINIMDA YETERİNCE HÜZÜNBİR ŞARKI SÖYLERİM OTURUP AĞLARSINÖLÜME YÜRÜMEKSOLITARY MANADA VAPURU GEÇİYOR İÇİMDENBOKTAN BİR DURUMYAĞMUR YÜKLEDİN BANAÇORAPLARIM DA KAZAĞIM DA SİYAHKAFAMDA BİR HUNİHOŞ GELDİM ÜSTELİKSAHİBİNE ÖZELON ÜÇ MISRAYAZARIM ÜSTELİKALTI AYDA BİR CEZMİAYLAK RUHUMMEVSİM BALIKTAN YANASUCUKLU YUMURTA ve SEKSCEMAAT-İ MÜSLİMİNYAĞMUR YAĞAN HER ŞEHİR TRABZON´DURSEN BİLMEM NERESİNDESİN YOKLUĞUNUNKELEBEK ve SİMYAVOLTADAYIMMUHTEŞEM GATSTİBET YOLUNDA SIĞIRLARDAN AYRILMAKBİZ KİMİN YOLCUSUYUZKÖTÜNÜN ACIMASI YOKTURDENİZ’E TERK EDİN BENİVE YALANLARLA BAŞLAR YENİ YILKIRIK DALIN YAPRAĞI ERKEN SARARIRGÜNCEMDE KOCA BİR BOŞLUK ŞİMDİİSTANBUL BİR KEZ DAHA TRABZON OLMAKTADIRNE SÖYLESEN EKSİK KALIR SÖZALIR BAŞIMI GİDERİM ŞEHİRDENKİMSİN SENkimden gitsem sana çıkacak yolumsahi siz neredensiniztadını çıkartıyorum yokluğununkadınlargüzel yolne kadar yürüsen de varamazsın artıköldürmek insanlığın neresindeydihep o pazartesidenbilge olmak için yaratılmamışımeskiye dairsinferrarim olsa satardımHALDAN BİLMEZ DILOYLOYHA DEDİMMEVSİM NORMALLERİNE DÖNÜYORUM NİHAYETSAHİBİNE YAZILMIŞ MEKTUP
  • eleştiriler
  • şiirler
  • gezi yazıları
  • anılar