SANA YALAN SÖYLEDİĞİMİ NASIL ANLADIN -
5.03.2026
54 kere okundu
Her şey dosdoğruydu oysa, her şey en güzel. Güneş hiç olmadığı kadar keyifle doğuyor, gün batımına dek keyif sürüyordu. Erik dallarında oynaşan kuşların mutluluğu seslerinden anlaşılabiliyordu. Hafif bir rüzgâr esiyordu zaman zaman denizden, yüzeyi köpükleniyordu suyun. Şezlongda uyuyan orta yaşlı adam ısınan teninde yeniden doğuyordu. Her şey tam da olmasını istediğimiz gibiydi; eksiği yok, fazlası var... Sonra sen çıka geldin yüzün karmakarışık! Sana yalan söylediğimi nasıl anladın?
Hangi kuş konmaması gereken dala kondu, hangi rüzgâr devirdi gölge yapan şemsiyeyi, hangi şarkıda kapandı radyo? Hiç sırası değildi bulutların, ne taraftan geldiklerini fark edemedim bile! Üşüdü hava, uyandı uykusundan adam, dalı kırıldı eriğin. Artık deniz şiir gibi olmaktan uzaktı. Sana yalan söylediğimi nasıl anladın?
En süslü cümleler bende saklı, en iyi yerinde yükseltirim sesimi konuştuklarımın ve sen hiç anlamadan fısıldamaya başlarım kelimeleri nota nota. Kim demiş Galata’ya dadandığımızı, şairin uydurması o. Biz Süreyyapaşa’da elimizde karton bardaklarla yürüyoruz sahil boyu. Konuştuklarımız da elle tutulur bir şey değil ha. Futboldan bahsettik biraz önce, sonra borsa… Siyaset sevmeyiz bilirsin. Kahvenin tadından söz etti Kerem, ben anlamam dedim; sana tabiyim. Sonra sen çıka geldin; bir dolu şey söyleyeceksin de zamanı değilmiş gibi. İçin içini yiyormuş gibi. Anladım beyaz çiçekleri yerle yeksan erik ağacının, anladım şairin yalanları karıştırmış kafanı.
Tamam, haklısın yalan ama sen nasıl anladın? Ben bile inanmıştım söylediklerime, ben bile aksi söylense şaşıracak haldeydim. Unutmuştum yani gerçeği, kendimi yalanın akışına bırakmış, boğulmadıkça daha bi yaşıyorum sanmıştım. Yanılmışım, seni görünce anladım! Sana yalan söylediğimi nasıl anladın?