SARMAŞIK GÜLÜ - 7.05.2022

132 kere okundu

Yer mi kaldı gidecek! Nereye döndürsen yüzünü kaos. Ev dediğin huzur, kaos dediğin kalabalık şehir. Yaş kemale erince uzağını istiyorsun insanların, tenhasını şehrin, betonun azını, kokusunu toprağın, esintisini denizin. İstemekle oluyor mu ki diyor iç sesim. Yüzüm düşüyor, kaçıyor keyfim ardı sıra. Olmuyor diyorum kendi kendime. Bir küfür de eklemeden geri kalmıyorum cümlenin sonuna. Olmuyor talihini sevdiğim.

Zengin olacaz aga ama önce fakirliğin tadını çıkartalım. Haklısınla başlayıp dolduruyorum kadehleri. Bir tane, bir tane daha ve bir tane daha… Niye hızlı içiyorsun diyor arkadaş. Bitince eve gideceğiz ya diyorum. Eee diyor. Eve gidesim var diyorum, bitse de gitsek. Bu halde mi diyor başka biri. Hal budur diyorum, hem her halinle sevmeli seven. Üstelik ayık insan daha çekilmezdir. Kitaplar bile yazar bunu. Ağız birliği yapmışlar gibi bir diğeri giriyor söze, hangi kitap diyor. Ben küfür kıyamet tabi. Kızıyor insan bir yerden sonra. Sizin okumadığınız kitap diyorum. Tamam o zaman diyorlar. Dördüncü soru da gelse hır çıkartacağımı bildiklerinden mi bu tamam yoksa kitaba saygıdan mı bilmiyorum. Düşünecek kafada da değilim. Pipet istiyorum garsondan. Niye diyor. İçmek yeterince keyifli değil diyorum, artık içime çekeceğim. Bi kahkaha kıyamet. Garson anlamıyor, biz umursamıyoruz. Takılıp kalmıyor da kimse mevzuya. Zaman akıyor çünkü, arkada kalmak kimseyi cezbetmiyor. Hem zengin olacağız daha.  Ne kaldı şunun şurasında.

Ne işi var diyor o kadının o arabada. La sanane, kadından sana ne, arabadan sana ne, arabadakilerden zaten sana ne. Sen hep o arabanın dışında olacaksın. El sallayacaksın arabadakilere. Onlar mutlu günlere doğru yol alırken sen ya küfredeceksin talihine ya da sevineceksin talihin belki dönecek diye. Dönmeyecek, söyleyeyim ben sana. Umursadığın sürece kötü bir koku gelecek burnuna. Hatta o kötü kokunun kaynağına saplı kalacak burnun. Ne yapman gerektiğini bilmiyorum. Bilsem ben de yapardım. Ama bilmediğim bir şeyi yapmaktansa yapmamayı tercih edebilirim. Sen de edebilirsin. Yapma onlar için bir şey. Çünkü onlar senden hep akıllı olacak. Hep kandıracaklar seni. Kör ve sağır olmayı başarmışsın. Çeneni de tut ve şikâyet etme. Bu kalabalık şehirler, bu alışveriş çılgınlığı durumun sebebi. Hep veriyorsun ama hiç almıyorsun. Sen aldığını sanıyorsun ama üçün biri o. Eskiyor bir müddet sonra. Yine veriyorsun ve yine üçün biri. O kadın o arabadan inmez. Yüzü değişir, sesi değişir ama o kadının arabada olma gerçeği değişmez. Zaten arabanın sahibi de hep aynı kişi. Ben çözdüm büyük oyunu. Beşinci dubleyi pipetle içime çekerken çözdüm. Sonrasında bir taksi hatırlıyorum. Sonra uyanmışım. Evdeyim…

En güzeli ev çünkü. Yer mi var başka gidecek. Evi olacak insanın. Hep bir evi olacak. İçinde taşıyacak evini. Pembeye ve yeşile boyayacak. Geniş bir balkonu olacak. Denize bakacak balkon mümkünse.  Kenarında sarmaşık gülü olacak, açacak kırmızı kırmızı. Hanımeli daha iyi olurdu ama yılan olurmuş hanımelinde, ağzımızın tadı kaçmasın sevimsiz bir hayvan yüzünden…  Sevmediğin kimse olmayacak etrafta, sevdiklerin de seyrek olacak. Parolamız az insan çok huzur neticede. Akşam meltemi eserken demli çaylar yudumlanacak. Mümkünse Karadeniz’den olmasın ama. Bu aralar o taraftan gelen hiçbir şeyi hayrını göremiyoruz. Ya da hayırlı olanlar gölgesinde kalıyor hayırsızların.