DENİZ TÜKENİYOR - 9.05.2024

334 kere okundu

Dönüşü zor bir yoldayız, azımsanmayacak kadar da ilerledik. Kültür yoksunu kalabalıkların ayağı yere basmayan doğmalarla oluşturmaya çalıştıkları bir düzenin içerisine terkedilmiş gibiyiz. Ne şiddetin dozu akıl alır bir seviyede ne merhametin, ne iyilik hak edene gösteriliyor ne de kötülük. Kim daha kalabalıksa o haklı, kimin sesi daha çok çıkıyorsa onun dediği oluyor. Akıl tutulması yaşayan küçük bir kesim de çaresizlik içerisinde fotoğrafı seyretmek zorunda bırakılıyor. Çünkü ne sayıları çok, ne de bağırıp çağırmayı kendilerine yakıştırabiliyorlar.

Kadere herkesten çok inanan kesim hastanede ölen yakını için doktoru suçlayıp tekme tokat saldırabiliyor. Eğitime en çok ihtiyacı olan kalabalıklar ise evde ya da sokakta katlanılan çocuklarına tepki gösteren öğretmeni öldürebiliyor. İnsan hayatının hiçbir kıymeti yok, kamu hizmeti veren vatandaşların güvenliği ve güvencesi yok, kanun yok, nizam yok, hak hukuk gözeten yok, saygı ve sevgi zaten yok evladı yok. Yokluklar içinde yol alıyoruz ama gittiğimiz yer hiç hayra alamet değil.

Kimse mükemmel değil, her kesimden insan hata yapabiliyor, kabahatli olabiliyor. Adaletin olduğu toplumlarda kanunlar, kültür sahibi toplumlarda örf ve adetler, din, ve görgü kuralları toplumu düzenler. Ama ahlakını yitirmiş toplumlarda ne örfü umursayan vardır, ne de inandığını söylediği dini. Zaten kanun da kontrolünü çok önceden kaybetmiştir. Toplumsal kurallar etkisini kaybetse bile kanunun zorlayıcılığı pek çok sorunu çözebildiği gibi çürümenin de önüne geçebilir. Ama gel gör ki balık baştan kokmakta, kalabalıklar bağıra çağıra uçurumdan aşağıya yuvarlanmaktadır.

Yüzsüzlüğün uyanıklık olarak değerlendirildiği yerde ahlak da iki bacak arasına sıkışmaktan kurtulamıyor. Tenhada işlenen günahlar kalabalıklar önünde örtbas edilebiliyor. Kötü yeterince güçlüyse iyiye söz hakkı verilmiyor. Çalan çaldığıyla, ölen öldüğüyle, isyan eden de çaresizliğin verdiği can sıkıntısıyla baş başa kalıyor günün sonunda. Karanlığı satın aldıkları mum ışıklarıyla yok ettiğini sanan hükmedenler ise mum sönene kadar her şeyin mükemmel olduğu yalanıyla hem kendilerini hem de başkalarını kandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Deniz bitiyor, su tükeniyor, temiz hava azalıyor, insanlar nefes almakta güçlük çekiyor…