SÖĞÜTDÜR O SELVİ DEĞİL - 27.07.2015

1588 kere okundu

Kara selvi de nereden çıktı, senden olsa olsa söğüt olur, su kenarlarında kırılgan olur, salınır rüzgârda narin olur. Olmaz senden selvi, senden söğüt olur. Yaz da olur kış da olur, Ayvalık’ta da Bodrum’da da olur. Bilmezsin sen, balıkçı barınakları Dedeoğlu’nun evinin aşağısındaydı eskiden, sonradan taşındı şimdiki yerlerine. Akasyalar vardı, Hacı Şahin’den kalma dam vardı, on altılık süperstar motoru vardı kayığın, en hızlısı bizimki sanırdım. Söğütler vardı senin gibi, kırılgandılar, narindiler. Deniz rüzgârıyla sevdalık ederdiler.

Kime sorsam senden bahseder şimdi, yolcuydu der, aktı gitti su gibi... Hangi hana uğrasam izin vardır, duvarında ismin, odasında kokun vardır. Söğüdün dalı vardır, hatıran vardır. Bir hikâyeydin anlatanının diline yakışan, devrikti cümlelerin. Elinde bir keskin bıçak, sırtından düşmeye ramak kalmış.

Mutluyum dersen yalan olur, inanmaz sana kimse. Söğüdün yaprağı uzun ve ince olur, bırakır kendini rüzgârın kollarına teslim olur. Sen olur bazen, İzmirli güzel bir kadın olur. Cümle olur kara kalemde hayat bulan, şiire satır olur ama ille de kırılgan olur. Mutluyum dersen inanmaz kimse, gözünün boyası akmıştır ağlamaktan, saçın dağılmıştır. Yenilmiştir hüzne gönül, ayrılık nisana mayısa denk düşmüştür.

Kara selvi de nereden çıktı, senden ıslak kumda ayak izi olur, kalır ilk dalgaya kadar. Kaybolur gider keder olur, tuzu suya karışır ege olur, hem bodrum hem Ayvalık olur. Zaman lazım sevdaya filiz atsın diye, bi bakmışsın Eylül olur, Deniz olur. Uçup konar söğüdün dalına kelebek olur. İnadına yaşar uzun uzun, yüzünde güller açar deniz rüzgârları her estiğinde. Kralsın sen der baba, tutar olur olmaz zamanda prenses olur.