ÇEYREK BİR BEN - 15.07.2022

285 kere okundu

Bir müzisyen olsam mesela, ünlü bir müzisyen, herkesin tanıdığı… Gider bir gün bir sokak ortasında, gitarımı ya da bağlamamı, ya da her ne çalıyorsam alıp elime bir şeyler çalarım. Allah’ın bana lütfettiği yeteneği zamansızca paylaşırım insanlarla. Bir şair ya da yazar olsam herkesin sevdiği. Hadi derdim, yarın deniz kenarında x çay bahçesinde sohbet edelim. Ya da futbolcu olsam her gün gazeteleri süsleyen. Yılda bir kez bile olsa hiç tanımadığım birileri ile halı sahada maç yapardım. Çünkü geçiyor ömür. Çünkü bazı şeyler paylaşmak için lütfedilmiş insana. Sırf senin istediğin gibi değil, onların da istediği gibi bazen. Onlar kötü olabilir, onlar hadsiz olabilir. Ne diyeceklerini, ne yapacaklarını bilemiyorlar olabilir. Ama kimse ölmez birkaç saatini bahşetmekten.

Bu ego öldürecek bizi en çok. Yaşamadan öldürecek. Çiz bir fotoğraf.  Ki ne kadar iyi bir ressam olduğun da şüpheli. Sonra gir o resmin içine ve hakkını vermeye çalış. Oysa belki de bu boyalar bu fotoğraf için yeterli değil. Sen kış çizersin yazdır mevsim, bahar çizersin güzdür. Bıraksan olurunu ne olur sanki. Evet, örselenirsin zaman zaman, hırpalar seni hayat ama dümdüz giden bir yol hem istediğin yere varmaz hem de o yolu yürümenin bir keyfi olmaz.

Tamam, bazımız aceleci, arabaya binecek, uçak kullanacak varmak için ama zaman bol. Ne yapacaksın varınca, yeni yerler mi arayacaksın, yeni yollar mı? Varmak değil mesele diyeceksin yolun sonuna yaklaşınca, yürümekmiş asıl keyif. Ama ne hal kalacak ne yürüyecek yoldaş.

Bir cambaz olsaydım mesela; bir ip gererdim şehrin ortasına, çıkar üzerinde yürürdüm. Düşme numarası yapardım zaman zaman heyecanlansın diye insanlar. Bir ressam olsaydım boyardım olur olmaz yerleri. Altına imzamı da atardım. Varsın kendini bilmezin biri bıyık yapsın resimdeki adama, Feridun Zeynep’i hayvanlar gibi seviyor yazsın ortalık yerine resmin varsın. Sonsuza dek yaşamıyor hiçbir şey. Ölümlüyüz biz bile. Ki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan yok bizim gibi. Yok yani, yok hiçbir şeyin önemi.

Önemsiz şeylere önem katan birisi olmak isterdim. Kıymetimi bilsinler diye beklemeden, önemsenmeyi içten içe bile olsa önemsemeden. Kendimden vazgeçtiğim zamanlarım olsun isterdim. Başkaları için bir şeyler yapan bir ben daha olsun. Diyor ya Yunus “Bir ben vardır benden içeri.” Fazlasında gözüm yok; çeyrek bir ben olsun isterdim benden içeri