ÇİRKİN ADAMLAR GÜZEL KIZLARA AŞIK OLDUMU - 09.09.2014

3658 kere okundu

Eylül, ekim, kasım hepsi bir. Sonbahar dedi mi duracaksın, konuşmayacaksın kışa kadar. Aşık olacaksın kasımda, eylülde balık yiyeceksin, ekimde ıslanacaksın. Yağmur yağacak geceden, gürültüye uyanacaksın, mutfağın penceresini kapatacaksın. Bu sıcakta sokağa yağmurlukla çıkacaksın. Biliyorsun öğleden sonra güneş ama yine de katlanacaksın. Vardır bir bildiği, bir eylül dedi mi en az bir kere duracaksın!

Şimdi efendim karışık meseleler bunlar. Gecenin birinde telefon çalar, bu da nereden çıktı dersin. O adam ben değilim, o adam ben değilim yanlış aradınız. Bi düşün, taşınması kolay nasılsa. Koltuk dediğin kıçıma yapışır, ben çakıl taşlarıyla dolu deniz kenarlarında oturmayı severim. Babam balıktan döner, mezgit verir eve götürmem için. Sıcaktır hava, hazirandır, temmuzdur. Denizde kurtlanır balık, patlar, havyarları ortalığa saçılır. Ben beklerim kenarında denizin, suya girerim, sudan çıkarım, suya girerim babam gelir. Kayığın kıç üstünde bir kova balık. Mezgitler evindir, kıraçalar Allah’a emanet. Ve uzaklaşır Balıkçı Vahit motor sesinin gürültüsüyle…

Çirkin adamlar güzel kızlara aşık oldumu ne yapacaklarını bilemezler, bocalar dururlar fırtınaya yakalanmış kayık gibi. Karadeniz de denizdir ha, imanını gevretir adamın. İman dediğin batmaz çıkmaz bir şey, ne rüzgarlara kırar dümeni, varsın boyunu aşsın meseleler. Mesele dediğim güzel kızlara aşık olan çirkin adamların meselesi. Karadeniz’de adamlar yakışıklı olur zaten, çirkininin de çenesi durmaz, he dersin, tamam dersin boş bulunup. Mesele dediğin mesele değildir senin anlayacağın, eylül ekimdir, kasımdır sonbahardır.

Yağmuru bol olur buraların, mavi yağmurluğuma emanet gövdem. Rahmetinden kaçılmaz Yaratan'ın. Islanacaksak ıslanalım ölüm değil ya! Hem ne demiş çalgıcı, beni ıslatmayan yağmur yağmur değildir. Manda sidiğidir o bira diye içtiğin, çamurlu sudur o basıp geçtiğin.

Uyumadıysam vardır sebebi, sen nereden bileceksin kumsalımdaki ateşi. Yaz bitti sonbahar geldi nerden bileceksin. Palamut çingeneliğine doymasın, allı morlu çıkar gelir şimdi nerden bileceksin. Bir Eylül meselesidir neresinden bakarsan, bakmasan da kokusu gelir yosunun zaten anlarsın. Denizi dalgalıdır buraların, havası yağışlıdır. Erkeği de delikanlıdır kadını da; anamdan bilirim… Bir yeşili vardır bir mavisi, sis dağının başına inmeye başlamıştır duman. Eylül, ekim, kasım hepsi bir. Çirkin adamlar güzel kızlara aşık oldumu mevsim değişir.

D&R'dan satın almak için tıklayın         

KİTAPYURDU'ndan satın almak için tıklayın