OTUZUNDAN SONRA - 7.1.2015

2665 kere okundu

Sokak lambasının çevresinde uçuşan tozları seyretmek için koltukları sağa sola çektim, camın önünde yer yaptım sallanan sandalyeye. Oturup ayaklarımı uzattım, elimde ıhlamur, önümde bilgisayar. Olur da bir şeyler yazarım diyordum kendi kendime. Ne yerleşebildim ne de yazabildim. Hem mevsim kış, hem soğuk geliyor camın ardından, hem ışığı da kapatmışım göremiyorum klavyenin tuşlarını.

Otuzundan sonra dost kazanmak çok zor. Geçtim otuzu liseden sonra bile kılı kırk yarıyor insan. Armudun sapı üzümün çöpü derken herkesi bir bir eleyip yine başladığı yere dönüyor. Ziya kalıyor elinde, Ceyhun ve Okan kalıyor. Sonra diyorum acaba haksızlık mı yapıyorum diğerlerine, Ümit’e, Fikret’e, Mehmet’e haksızlık mı yapıyorum. Orhan geliyor aklıma, Tamer, Sadık, Ömer geliyor. Sonra gidiyorlar geldikleri gibi, bir sebep bulup kendi hayatlarına dönüyorlar. Daha önemlilerine, daha değerlilerine gidiyorlar. Benim Okan’a gittiğim gibi, Ziya’ya ve Ceyhun’a gittiğim gibi gidiyorlar. Onur da yalan oluyor Ünzile de, Sami’yle de dönemiyorsun liseli çağlarına Zeynep’le de.

Devamını okumak isteyen kitap alsın; tırı vırı Dünya  :))

D&R'dan satın almak için tıklayın         

KİTAPYURDU'ndan satın almak için tıklayın